Reklam
Vakıf Katılım900
Tarih : 2026-10-30 09:44:32

İzmir depreminin kahramanları 6 yıl önce yaşadıklarını unutamıyor

İtfaiye personeli Ulaş Eşbah, Murat Ataman, Mesut Yelekçi, Hüseyin Çağdaş Özbek ve Ömer Arifoğulları, deprem günü yaşadıklarını ve bu sürecin hayatlarında bıraktığı izleri anlattı.

Depremin ardından Bayraklı Manavkuyu’daki Egemen Apartmanı enkazında yürütülen çalışmalarda, 17 yaşındaki Umut yaklaşık bir saatlik müdahalenin ardından sağ kurtarıldı. İtfaiye Çavuşu Murat Ataman, dizlerinden aşağısı enkaz altında kalan gence ulaşmak için mutfakla koridor arasındaki dar ve tehlikeli alanda çalıştıklarını belirtti. Üzerlerinde bulunan büyük bir dolabın kapağının aniden açılmasıyla binanın üzerlerine yıkıldığını düşündüklerini anlatan Ataman, “Olası bir artçı sarsıntıda bizim de içeriden çıkmamız mümkün olmayabilirdi. Ama pes etmedik” dedi. Çalışmayı “İğneyle kuyu kazmak gibiydi” sözleriyle anlatan Ataman, Umut’u sağ salim kurtarmanın kendileri için büyük mutluluk olduğunu belirterek, “Sanki kendimizden bir parçayı kurtarmış gibiydik. Tarifi imkânsız duygular” ifadelerini kullandı.

18 yıllık itfaiyeci Ulaş Eşbah da 30 Ekim depreminin ilk deprem görevi olduğunu ve Umut’un kurtarılmasının kendilerine umut verdiğini söyledi. Eşbah, “Umut, simge isimlerden biri oldu, hepimize umut verdi” dedi. Depremin ardından uzun süre kendisini tetikte hissettiğini belirten Eşbah, yaşadıklarının kişisel hayatında da iz bıraktığını dile getirdi. 14 yıllık itfaiyeci Mesut Yelekçi ise hamile eşini ve 2 yaşındaki kızını evde bırakarak kurtarma çalışmalarına katıldığını anlattı. Umut’un kurtarılmasının ardından ekip arkadaşlarıyla birbirlerine sarıldıklarını belirten Yelekçi, “Annesinin rahat bir nefes aldığını görmek çok güzeldi” diye konuştu. Depremin kendisini değiştirdiğini ifade eden Yelekçi, “Daha sevecen ve sakin olmaya başladım” dedi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığında 18 yıldır görev yapan Hüseyin Çağdaş Özbek, deprem sırasında araç kullanırken sarsıntıyı yaşadığını ve iki binanın birbirine çarptığını gördüğünü anlattı. Görev mesajının ardından önce eşinin yanına gittiğini, ardından deprem bölgesine hareket ettiğini belirten Özbek, Bornova’daki Yılmaz Erbek Apartmanı’nda arama çalışması sırasında enkazdan gelen kadın sesini duyunca riskli olmasına rağmen içeri girdiğini söyledi. O anları, “Göğsümün ortasına bir korku saplandı. İçeri girmem gerekiyordu ama çok riskliydi. Yine de girdim. Betonu kırmaya başladıkça korkuyu da kırmaya başladım” sözleriyle aktaran Özbek, 40’lı yaşlarındaki kadını sağ kurtararak sağlık ekiplerine teslim ettiklerini kaydetti.

İtfaiye eri Ömer Arifoğulları da deprem günü ailesini güvenli bir yere yerleştirdikten sonra kurtarma çalışmalarına katıldı. Yılmaz Erbek Apartmanı’ndaki yangını söndüren ekipte görev alan Arifoğulları, arama çalışmaları sırasında bir kadının sağ kurtarılmasının ardından ailesinin yaşadığı mutluluğun kendilerini de sevindirdiğini söyledi. Daha sonra Bayraklı’daki Yağcıoğlu Apartmanı enkazında bir anne ve küçük çocuğunun cansız bedenlerine ulaştıklarını belirten Arifoğulları, enkaz başında yakınlarından haber bekleyen ailelerin feryatlarının kendilerini derinden etkilediğini ifade etti. Arifoğulları, “Her büyük afette aslında bir parçamızı orada bırakıyoruz. Mesleki olarak sürekli hazırlanıyoruz ama gerçek olayların duygusal etkisi çok farklı” sözleriyle depremde yaşadıklarının meslek hayatında bıraktığı izleri anlattı.

 

  Hibya Haber Ajansı

© Copyright 2026 mobilhayatlar.com.tr Tüm Hakları Saklıdır.
Web sitemiz Hibya Haber Ajansı Abonesidir.